Anasayfa

05 Oca 2010 at 12:52 (Yorum) ()

EĞİTİM SİSTEMİ
Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelip bir okul açmaya karar verirler. Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılan balığı okulun yönetim kurulunu oluşturdular.
Tavşan, müfredatta koşmanın mutlaka bulunmasını istedi. Kuş uçmanın, balık yüzmenin müfredata dâhil olmasını, sincap da ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söylediler. Bütün bunları bir araya getirecek bir müfredat programı yaptılar ve ormandaki bütün hayvanların bu dersleri almasını istediler.

Tavşan, koşu dersinden A alıyor olmasına rağmen, ağaca tırmanmak onun için çok ciddi bir sorundu. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine C alıyordu. Ve tabii ağaç tırmanma dersinden her zaman zayıf alıyordu.

Kuş uçmada çok başarılıydı. Ama sıra toprak kazmaya geldiğinde o kadar başarılı değildi. Sürekli gagasını ve kanatlarını kırıyordu. Bir süre sonra toprak kazma notu hala F olmasına rağmen uçma notu C’ye düşmüştü. O da ağaca tırmanmada çok zorlanıyordu.

Sonuçta sınıf birincisi olan hayvan her şeyi yarım yarım yapabilen ve hayvanlar arasında zeka seviyesi en düşük olan yılan balığıydı. Eğitimciler yine de durumu memnuniyetle karşıladılar; çünkü herkes bütün dersleri görüyordu. Geliştirdikleri sistemi de “geniş tabanlı eğitim sistemi” olarak adlandırdılar…

OYUN VE EĞİTİM

Oyun, bireyin anlatmak isteyip de anlatamadığı, duygu, düşünce, tutum ve davranışlarını ifade edebilme şeklidir.

Oyun, bireyin bedensel ve zihinsel gelişimini sağlamak hususunda, sadece insanlar için değil, doğadaki tüm canlılar için gelişimi tamamlama evresidir.

Canlılar doğayı, savaşmayı, mücadele etmeyi vb. birçok davranışı oyun sayesinde öğrenirler. Doğada birçok hayvan türünün yavruları, ailesi ya da diğer hayvanlarla oyun oynayarak direnmeyi ve doğa ile mücadele etmeyi öğrenir. İnsanlarda da benzer süreçler yaşanmaktadır. Birey yaşamını şekillendiren birçok tutum ve davranışı oynadığı oyunlar vasıtasıyla kazanmaktadır. Oyun, çocuğun kendisini ve çevresini tanımasına olanak sağlamaktadır. Her oyunda çocuk bir şeyler öğrenmekte ve bunu da davranışlarına yansıtmaktadır. Yapılan birçok araştırmada oyun, çocuğun bedensel, zihinsel ve duygusal yönlerinin gelişimini sağladığı tespit edilmiştir.

Bireyin zihinsel, bedensel ve sosyal yönlerinin gelişmesinde etkili olan oyun, neden eğitimde de ön plana çıkmasın ki?

Verilen her eğitim oyun ile desteklenirse (oyunlaştırılırsa), birey öğrenirken hem eğlenecek, hem de öğrendiklerinden zevk alacaktır. Bireyin olgunlaşması ve buna paralel olarak da öğrendiklerini uygulaması çok daha kolay olacaktır.

Eğitim sistemimizde yıllardır uygulanan ezbercilik yerine, verilen eğitim oyunlaştırılırsa öğrenmeyi ve kalıcılığı artıracaktır. Bugün ülkemizde oyun sektörüne yeteri kadar ilgi gösterilmemekte ve eğitim sektöründe de oyun, kendisine müfredatta yer bulamamaktadır.

Oyun çocuğun konuşma dilidir. Çocuk akranlarına ya da çevresine anlatamadığı tutum ve davranışlarını oyunlarına yansıtabilir; bu da çocuğu tanımamıza olanak sağlar. Çocuk oyun oynarken kendisine özgü her davranışı oyunlarına yansıtmaktadır. Çocuğunu iyi tanıdığını varsayan bir aile, oyun esnasında çocuğu dikkatli seyrettiğinde aslında çocuklarının bilmedikleri pek çok yönünü öğrenebilirler.

Çocuk oyun oynarken dikkatli gözlemlenirse çoklu zekâ kuramına göre hangi eğilimde olduğu da tespit edilebilir

Çocuğun oynadığı oyunlarla kişisel gelişimi gerçekleşir. Doğayla ve insanlarla iletişim kurmayı, gözlem yapmayı, paylaşmayı, yardımlaşmayı, sosyalleşmeyi, çevresindeki nesneleri tanımayı, anlamlandırmayı, ölçütlemeyi oyun vasıtasıyla öğrenir.

Çocuğun sosyolojik, psikolojik, bedensel ve zihinsel yönden gelişmesine bu derece etkili olan oyunun eğitimden de ayrı tutulması da düşünülemez. Müfredatında oyuna yer veren toplumda eğitimcilerin bireyi tanıması kolaylaşacak, bunun sonucu olarak da daha sağlıklı düşünen, sorgulayan, araştıran ve başarılı bireylerin yetişecektir.

(Ahmet KAÇAN)

OYUN TABANLI ÖĞRENME ORTAMI (QA)

Bilgisayar oyunlarının eğitimde kullanılabilirliği konusunda yapılan araştırmaların sonuçlarını özetlemek gerekirse, bilgisayar oyunlarının fen, matematik, tıp, mühendislik, dil öğrenme, problem çözme ve stratejik düşünme becerisini geliştirme gibi alanlarda sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Genel kanı, bilgisayar oyunlarının eğlenceli ortamlar sunduğudur. Öğrenciler oyunları derslerinde kullanmak istemekte ve oyun oynama sürecinde araştırıp problem çözmeye çalışmaktadırlar. Ayrıca oyunların işbirliğini destekleyen ortamlar sunduğu da genel bulgular arasındadır. Oyunlar öğrencinin
güdülenmişlik düzeyini arttırırken, içeriğe ilgi duymasını, öğrenebileceğine ilişkin özgüvenini ve etkinliği sürdürmesini sağlar; öğrencide rahatlama ve motivasyon yaratır. Böylece öğrencinin o dersteki başarısı ve öz-yeterlik algısı artar (H. Bayırtepe-H. Tüzün/ H. Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi (H. U. Journal of Education), 33 (2007), 41-54)
Bayırtepe’nin de bahsettiği gibi günümüzde bilgisayar oyunları fen,matematik,tıp vb birçok alanda kullanılmıştır. teknolojinin gelişmesi ve buna paralel olarak ta bilgisayarların hızla evlerimize girmesi oyun tabanlı öğrenmeyi popüler hale getirmiştir.Bilgisayar oyunları bireylerin problem çözme becerisini geliştirilmektedir, böylelikle günlük hayatta bir problemle karşılaşan birey olayları daha iyi algılamakta ve değişik çözüm yolları üretebilmektedir. oyun = eğlence formülünden yola çıkarsak, oyun bireye eğlenceli ortamlar sunmaktadır. Birey yaptığı şeyden zevk alırsa eğlenirse öğrenme kolaylaşır. Oyun tabanlı öğrenme ortamlarına Quest Atlantis örnek verebiliriz. Oyun da bireyler daha önce görülmemiş farklı kişilikleri ortaya koyabilir bu da bizlere bireyleri daha iyi tanıma fırsatı verir. Grup halinde oynanan oyunlar bireye grup olma, birlikte hareket edebilme kabiliyetini kazandırmakta, birey günlük yaşantısında topluma daha iyi adapte olabilmektedir.

Quest Atlantis eğitim, eğlence ve toplumsal sorumluluk temellerinin kesişme noktasında bulunur. Bu üçgene paralel olarak oyunu oynayan kişiler farklı kişilikler ortaya koyabilirler. Oyun içerisindeki katılımlarını eğitim temeline paralel olarak öğrenci, eğlence temeline paralel olarak oyuncu ve toplumsal sorumluluk ilkeleri temeline paralel olarak da QA sanal topluluğunun bir vatandaşı kimlikleri ile yapabilirler. QA tasarım ve araştırma ekibi akademik standartlara paralel ve sorguya ve deneyime dayalı faaliyetler içeren, şiddet içermeden eğlence sağlayabilen, kızlara olduğu kadar erkeklere de çekici gelen, dünyayı daha iyi bir yer haline getirme sorumluluğu ile bilgisayarı aşan bir bilgisayar oyunu geliştirmek amacını gütmektedir(Barab, Thomas, Dodge, Carteaux, & Tüzün, yayında).
Tüzün’ün de bahsettiği gibi Quest Atlantis öğrencilere eğlenceli bir ortam sunmakta, bireylere toplumsal sorumluluk bilincini kazandırmaktadır. Ayrıca şiddet içermediği için hem kızların hem de erkeklerin ilgisini çekmektedir. Oyun sektörü ülkemizde yeterince gelişmediği için belki de daha uzun yıllar yabancı firma veya şirketlerin geliştirdiği oyunları ve oyun tabanlı öğrenme ortamlarını kullanacağız.

(Ahmet KAÇAN)

BİLGİSAYAR OYUNLARININ YARARLARI VE ZARARLARI

Oyun çocuğun çevresini tanımasına, anlamasına, bir şeyler öğrenmesine, öğrendiği bilgi ve becerileri pekiştirmesine yarayan önemli ve gerekli bir faaliyettir.

Oyun, kendiliğinden şekillenen, çocuğun öğrenmesine, yaratıcılığını geliştirmesine ve enerjisini boşalta bilmesine yarayan keyifli bir etkinliktir. Bir faaliyetin oyun olabilmesi için çocuğun oyunu kendisinin başlatması, istemesi, kurallarını kabul etmesi ve eğlenmesi gereklidir. Oyun çocuğun olmazsa olmazıdır!

Günümüzde bilgisayar oyunları artık çocuklardan yetişkinlere kadar herkes için vazgeçilmez bir eğlence haline geldi. Aileler çocukları bilgisayarın başından kaldırmak için her türlü yolu denemektedirler. Her şeyin başı eğitim olduğu için öncelikle ailenin bilgisayarın kullanımı konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Aile ne kadar eğitimli olursa çocuğun gelişimi o kadar mükemmel olur.

Çocuk oyun oynarken hangi oyunun yararlı, hangi oyunun zararlı olduğunu ailenin çocuğa anlatması gerekmektedir. Çocuk oyun oynarken ailenin kontrolünde oynamalı, şiddet içerikli oyunların sakıncalı olduğunu, oyundaki karakterlerin sanal olduğu, gerçek hayatta böyle olayların olamayacağının çocuğa anlatılması gerekmektedir.

Her çocuk oyun oynamak ister, oyun çocuklar için bir ihtiyaçtır. Birey çoğu alışkanlığını küçük yaşta edindiği için oyunların küçük çocuklar üzerinde etkisi daha fazladır. Çocuk küçük yaşta gerçek dünya ile hayal dünyası arasında gidip gelmekte ve gerçekleri tam manası ile kavrayamadığı için, ailesinin ve çevresinin tepkisine bakarak hareket eder.

Eğer aileden olumlu tepkiler alırsa yaptığı şey doğru, olumsuz tepkiler alırsa yaptığı şeyin yanlış olduğu kanısına varır. Bu yüzden çocuk sürekli kontrol altında tutulmalı ve oyun oynarken yalnız bırakılmamalıdır.

Gördüğü her şeyi beynine kazıyan çocuğa şiddet içerikli oyunlar oynatılmamalıdır. Aksi takdirde çocuk gerçek hayatta bir sorunla karşılaştığında olayı şiddet kullanarak çözmeye çalışabilir.

“Bilgisayarı ve televizyonu baştan sanık sandalyesine oturtmak yerine çocuğa bu aletleri doğru kullanmayı öğretmek gerekir. Yapılan araştırmalar bilgisayar oyunlarının çocukların zihinsel gelişimi üzerine olumlu etkilerinin de olduğunu gösteriyor. Doğru oyunlar aracılığıyla öğrenmeyle ilgili zihinsel süreçleri harekete geçirerek çocuğa stres altında soğukkanlı kalma becerisi, dikkatini uzun zaman sürdürme becerisi kazandırılabilir.” (TARHAN,2007)

Tarhan’ın da bahsettiği gibi, çocukları sanık sandalyesine oturtmak yerine çocuğa bu aletleri doğru kullanmayı öğretmek gerekmektedir.

Oyunun Zararları olduğu gibi faydaları da bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bilgisayar oyunları çocuğun zihinsel gelişimine olumlu katkıda bulunmaktadır.

“NASA’da görevli bilim adamları bilgisayar oyunları ile çocuk, genç ve erişkinlerde dikkat ve konsantrasyon’un artırdığını belirtiyorlar. Özellikle hiper aktif çocuklarda tedavi edici değere sahip. Bilgisayar oyunlarının en önemli riski şiddet kullanımını teşvik etmesidir. Özellikle çocuklarda yanlış değer yargıları ve tutumlar oluşturmasına ve saldırganlığa neden olabilmektedir. Ancak bilgisayar oyunları da televizyon gibi bir araçtır. İyi yönde kullanılırsa teknolojinin olumlu bir kazanımı olur. Dikkat eksikliği çeken, hiper aktif çocuklar aceleci ve sabırsızdırlar, kıpır kıpırdırlar. Kafa yoran işlerden sıkılır ve kaçarlar. Kitap başında oturamadıkları için dersi izleyemedikleri için zekâlarını kullanamazlar. Dikkatini toplamakta zorluk çeken küçük büyük herkes için bilgisayar oyunları tedavi amacıyla kullanılabilir. “(Tarhan, 2007)

Bilgisayar oyunları dikkat bozukluğu çeken çocuğa, algılama görsel beceri gibi yetenekler kazandırmaktadır.

“…..çocukları küçük yaştan itibaren bilinçlendirmek gerekir. Aileler çocuklara bu kimliklerin kasıtlı olarak ortaya çıkarıldığını anlattıkları takdirde çocuk eleştirel düşünme becerisi kazanır. Eleştirel düşünebilen bir çocuk da her gördüğüne, duyduğuna inanmak yerine, görüp duyduklarını bir süzgeçten geçirdikten sonra kabul ya da reddeder. Gördüğü her şeyi olduğu gibi beynine yazan bir çocuk şiddeti haklılaştıran görüntüleri zihnine kaydederse büyük olasılıkla hak arama, sorun çözme yöntemi olarak şiddeti seçecektir.” (TARHAN,2007)

Ağaç yaşken eğilir sözünden yola çıkarak şunu söyleye biliriz, çocuk’un küçük yaşta hafızasına kazıdığı şeyleri unutması zor olmaktadır. Bu yüzden iyi, kötü, güzel, çirkin, yararlı, Zaralı gibi kavramlar küçük yaşta öğretilirse çocuğun bunlara riayet etmesi daha kolay olur.

Çocuk bilgisayar başında iken anne baba kontrolünde olmalı günlük bilgisayar kullanımı 2 saati aşmamalıdır. Çocuğa sen oyun oynama demekte oldukça yanlış bir tutum olmakla beraber, her zaman yasaklanan şeylere bireyin ilgisi daha fazla olmaktadır. Çocuk yasaklanan şeyi mutlaka öğrenmek isteyecek belki de yanlış kişilerden öğrenecektir. Bu nedenle yasak bir çözüm yöntemi değildir.

Sonuç itibari ile şiddet içerikli ve amacına hizmet etmeyen oyunlar çocuğa zarar vermekte, çocuğun zihinsel gelişimine, çok yönlü düşünmesine olanak sağladığı için de çocuğa fayda sağlamaktadır.

(Ahmet KAÇAN)

OYUN

Oyun çocuğun çevresini tanımasına, anlamasına, bir şeyler öğrenmesine, öğrendiği bilgi ve becerileri pekiştirmesine yarayan önemli ve gerekli bir faaliyettir.

Oyun, kendiliğinden şekillenen, çocuğun öğrenmesine, yaratıcılığını geliştirmesine ve enerjisini boşalta bilmesine yarayan keyifli bir etkinliktir. Bir faaliyetin oyun olabilmesi için çocuğun oyunu kendisinin başlatması, istemesi, kurallarını kabul etmesi ve eğlenmesi gereklidir. Oyun çocuğun olmazsa olmazıdır!

Bilgisayar oyunlarının yaraları ve zararları

Günümüzde bilgisayar oyunları artık çocuklardan yetişkinlere kadar herkes için vazgeçilmez bir eğlence haline geldi. Aileler çocukları bilgisayarın başından kaldırmak için her türlü yolu denemektedirler. Her şeyin başı eğitim olduğu için öncelikle ailenin bilgisayarın kullanımı konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Aile ne kadar eğitimli olursa çocuğun gelişimi o kadar mükemmel olur.

Çocuk oyun oynarken hangi oyunun yararlı, hangi oyunun zararlı olduğunu ailenin çocuğa anlatması gerekmektedir. Çocuk oyun oynarken ailenin kontrolünde oynamalı, şiddet içerikli oyunların sakıncalı olduğunu, oyundaki karakterlerin sanal olduğu, gerçek hayatta böyle olayların olamayacağının çocuğa anlatılması gerekmektedir.

Her çocuk oyun oynamak ister, oyun çocuklar için bir ihtiyaçtır. Birey çoğu alışkanlığını küçük yaşta edindiği için oyunların küçük çocuklar üzerinde etkisi daha fazladır. Çocuk küçük yaşta gerçek dünya ile hayal dünyası arasında gidip gelmekte ve gerçekleri tam manası ile kavrayamadığı için, ailesinin ve çevresinin tepkisine bakarak hareket eder.

Eğer aileden olumlu tepkiler alırsa yaptığı şey doğru, olumsuz tepkiler alırsa yaptığı şeyin yanlış olduğu kanısına varır. Bu yüzden çocuk sürekli kontrol altında tutulmalı ve oyun oynarken yalnız bırakılmamalıdır.

Gördüğü her şeyi beynine kazıyan çocuğa şiddet içerikli oyunlar oynatılmamalıdır. Aksi takdirde çocuk gerçek hayatta bir sorunla karşılaştığında olayı şiddet kullanarak çözmeye çalışabilir.

“Bilgisayarı ve televizyonu baştan sanık sandalyesine oturtmak yerine çocuğa bu aletleri doğru kullanmayı öğretmek gerekir. Yapılan araştırmalar bilgisayar oyunlarının çocukların zihinsel gelişimi üzerine olumlu etkilerinin de olduğunu gösteriyor. Doğru oyunlar aracılığıyla öğrenmeyle ilgili zihinsel süreçleri harekete geçirerek çocuğa stres altında soğukkanlı kalma becerisi, dikkatini uzun zaman sürdürme becerisi kazandırılabilir.” (TARHAN,2007)

Tarhan’ın da bahsettiği gibi, çocukları sanık sandalyesine oturtmak yerine çocuğa bu aletleri doğru kullanmayı öğretmek gerekmektedir.

Oyunun Zararları olduğu gibi faydaları da bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bilgisayar oyunları çocuğun zihinsel gelişimine olumlu katkıda bulunmaktadır.

“NASA’da görevli bilim adamları bilgisayar oyunları ile çocuk, genç ve erişkinlerde dikkat ve konsantrasyon’un artırdığını belirtiyorlar. Özellikle hiper aktif çocuklarda tedavi edici değere sahip. Bilgisayar oyunlarının en önemli riski şiddet kullanımını teşvik etmesidir. Özellikle çocuklarda yanlış değer yargıları ve tutumlar oluşturmasına ve saldırganlığa neden olabilmektedir. Ancak bilgisayar oyunları da televizyon gibi bir araçtır. İyi yönde kullanılırsa teknolojinin olumlu bir kazanımı olur. Dikkat eksikliği çeken, hiper aktif çocuklar aceleci ve sabırsızdırlar, kıpır kıpırdırlar. Kafa yoran işlerden sıkılır ve kaçarlar. Kitap başında oturamadıkları için dersi izleyemedikleri için zekâlarını kullanamazlar. Dikkatini toplamakta zorluk çeken küçük büyük herkes için bilgisayar oyunları tedavi amacıyla kullanılabilir. “(Tarhan, 2007)

Bilgisayar oyunları dikkat bozukluğu çeken çocuğa, algılama görsel beceri gibi yetenekler kazandırmaktadır.

“…..çocukları küçük yaştan itibaren bilinçlendirmek gerekir. Aileler çocuklara bu kimliklerin kasıtlı olarak ortaya çıkarıldığını anlattıkları takdirde çocuk eleştirel düşünme becerisi kazanır. Eleştirel düşünebilen bir çocuk da her gördüğüne, duyduğuna inanmak yerine, görüp duyduklarını bir süzgeçten geçirdikten sonra kabul ya da reddeder. Gördüğü her şeyi olduğu gibi beynine yazan bir çocuk şiddeti haklılaştıran görüntüleri zihnine kaydederse büyük olasılıkla hak arama, sorun çözme yöntemi olarak şiddeti seçecektir.” (TARHAN,2007)

Ağaç yaşken eğilir sözünden yola çıkarak şunu söyleye biliriz, çocuk’un küçük yaşta hafızasına kazıdığı şeyleri unutması zor olmaktadır. Bu yüzden iyi, kötü, güzel, çirkin, yararlı, Zaralı gibi kavramlar küçük yaşta öğretilirse çocuğun bunlara riayet etmesi daha kolay olur.

Çocuk bilgisayar başında iken anne baba kontrolünde olmalı günlük bilgisayar kullanımı 2 saati aşmamalıdır. Çocuğa sen oyun oynama demekte oldukça yanlış bir tutum olmakla beraber, her zaman yasaklanan şeylere bireyin ilgisi daha fazla olmaktadır. Çocuk yasaklanan şeyi mutlaka öğrenmek isteyecek belki de yanlış kişilerden öğrenecektir. Bu nedenle yasak bir çözüm yöntemi değildir.

Sonuç itibari ile şiddet içerikli ve amacına hizmet etmeyen oyunlar çocuğa zarar vermekte, çocuğun zihinsel gelişimine, çok yönlü düşünmesine olanak sağladığı için de çocuğa fayda sağlamaktadır.

(Ahmet KAÇAN)

NEDEN OYUN?

İnternet kefelerdeki abilerimizden öğrendik birçok oyunun oynanışını. Vazgeçilmez tutkumuzdu oyunlar bizim. Oynardık saatlerce susamışçasına durmadan. Kimine göre bağımlı, kimine göre oyun psikopatıydık ama kim ne derse desin varsa yoksa oyun. Neden oyun peki?
Oyun çocuğa problem çözme yeteneğini kazandırmakta, işbirliğini öğretmekte,özgüveni artırmakta ,zekayı geliştirmekte…. yaz yaz yazmakla bitmez. peki bu kadar güzel yanları varken neden eğitim amaçlı kullanmayalım neden çocukları atari salonu vb. yerlerden çıkarmayalım ki ? İşte bu noktada iş aileye ve eğitimcilere düşmektedir. Piyasaya sürülen oyunlarda eğitimcilerin de görüş ve düşünceleri alınmalı, onların da fikirlerinden yaralanılarak her oyuna eğitici şeyler eklenebilir. Piyasadaki oyunların çok azı eğitim amaçlı tasarlanmış, birçoğu ticari kaygıdan dolayı eğlence amaçlı tasarlamışlardır. Bana göre Oyun artık eğitimde (müfredatta) yerini almalıdır. Oyun oynayan çocuk sorgulamayı öğrenir. Oyun oynayan çocuk eleştirmeyi öğrenir. Oyun oynayan çocuk problem çözmeyi öğrenir. Oyun oynayan çocuk kendini ifade edebilmeyi öğrenir, oyun oynayan çocuk yaşamayı öğrenir. Bu çerçeveden bakıldığında oyunun hiç de basite alınmayacak bir konu olduğu açıkça görülmektedir. Okullarda her ders için oyun tabanlı öğrenme ortamları oluşturulmalıdır. Çünkü işin içinde oyun varsa çocuk öğrenir bu arada eğlenirde. Bu sayede hem dersi öğrenir, hem de eğlencenin tadını çıkarır. Bu da öğrenmeyi kolaylaştırır………

(Ahmet KAÇAN)


Reklamlar

1 Yorum

  1. Ahmet KAÇAN said,

    BİLGİSAYAR OYUNLARININ TÜRLERİ

    Video oyunu türleri: Video oyunları kendi oyun etkileşiminden ziyade görsel ya da anlatı farklılıklarına göre kategorize etmek için kullanılır.
    Kullanıcıların farklı istek ve beklentilerini karşılamak amacıyla farklı türde oyunlar türetilmiştir. Oyun türlerinin belirlenmesi zamanla belirli başlıklar altında gruplandırılabilmiştir.
    “Bilgisayar oyunlarının türleri insanların beğenilerine ve tercihlerine göre zaman içinde belirlenmiştir. Oyun firmaları bu beğeni ve tercihlere göre farklı türde oyunlar ve oyun kombinasyonları yaratmışlardır. Bir oyun tek bir türe ait olabileceği gibi, birden fazla türün özelliklerini de tasiyabilir “(Akkemik, 2007).
    Oyun türlerinin sınıflandırılmasında araştırmacılar arasında kesin bir görüş birliği yoktur. Bu konuda çok fazla sınıflandırma yapılmıştır.

    Akademik (2007, aktaran Öztürk, 2007) ise bilgisayar oyunlarını 8 türe ayırmıştır:
    Aksiyon
    Macera
    Bulmaca/Zekâ
    Çevrimiçi
    RPG
    Simülasyon
    Spor
    Strateji
    Can’ a (2004) göre bilgisayar oyunlarının türlerileri aşağıdaki gibidir
    Aksiyon oyunları
    Macera oyunları
    Dövüş oyunları
    Bilmece oyunları
    Rol oynama(RPG) oyunları
    Simülasyon oyunları
    Spor oyunları
    Strateji oyunları

    Aksiyon Oyunları: Süratli ve ani oyunlardır. Bir eylem oyuncular engellerin üstesinden gelmek için hızlı refleksler ve zamanlama kullanmayı gerektirir. Aksiyon oyunları mücadele üzerinde durularak oyun olma eğilimine sahiptir. Bol hareket ve hız içerir. Savaş ve şiddet unsurları da içerebilir. Bu terim, birinci şahıs nişancı oyun türüne eş değer olarak da kullanılır. Örneğin, labirent oyunları, ateş Ettiğiniz oyunlar, araba yarıları ve takip oyunları bu kategoridedir. Örnek Oyunlar: Süper Mario. PacMan, Misilse Command. Doom. Quake. Unreal Tournament. Hitman Demnation, Super Mario, Half Life vs. verilebilir.

    Macera Oyunları: Bilinmeyen dünyada yolunu bulma, nesneleri toplama ve Bilmeceleri çözme oyunlandır. Bir başka tanımıyla macera oyunları araştırma, keşif, bulmaca çözme gibi unsurları içeren, hikâyeye odaklı bir çeşit video oyunu türüdür.
    İlk aksiyon macera oyunu Atari 2600 (1979) oldu. Doğrudan orijinal metni maceradan esinlenilmiştir, Colossal Cave Adventure. Bir kontrol için sadece bir joystick ile konsolu için kısa oyun uyum sürecinde, tasarımcı Warren Robinett yeni bir tür oluşturdu. Örnek oyunlar: Zork. Myst and Riven, Indiana Jones. Where in the World is Carmen Sandiego vs. verilebilir.

    Dövüş Oyunları: Bu tür oyunlarda oyuncular belli bir karaktere veya oyunda sunulan seçeneklerden birine bürünerek dövüşerek oynanır. Bir dövüş oyunu muharebe silah ve füzeler gibi silah mermi, ilgili öncelikle odaklanmaktadır. Onlar birinci şahıs ve üçüncü kişi savaş içine kamera bakış açısına bağlı olarak ayrılabilir. Bazı birinci kişi hafif silah teknolojisini kullanır hızlı ve atletik hareketlerin oldugu oyunlardır. Örnek Oyunlar: Mortal Kombat, Virtual Fighter vs.

    Bilmece Oyunları: Yanıtlanması için sorulan şaşırtıcı ve eğlendirici sorulardan oluşan oyun türüdür. Bulmaca oyunları ise bulmaca çözmek veya labirent gibi karmaşık yerlerde gezinecek oyuncu gerektirir. Bulmaca oyunları etiketlenir göz koordinasyonu ve hızlı refleksler değil, düşünce ve mantık kapsayıcı türdür ve genellikle başka şekilde kolayca kategorize edilir, özellikle soyut kavramları ile ilgili genel bir varsayılan olarak kullanılır. Çözülmesi gereken problemler içerir. Genellikle görseldir. Örnek oyunlar: Tetris. Devil Dice vs.

    Rol Oynama (RPG) Oyunları: Bu oyunlarda, kendinizce belirlenen özellikleri ve kendine has özellikleri olan roller (insan. peri buyücü vs.) oynanır. Oyuncu belli bir durumda bir karakterin rolünü üstlenir. Var olan bilgi ve kaynakları kullanarak bu karakterin başına gelen sorunları çözmeye çalışır. Aksiyon rol yapma oyunu veya eylem RPG rol oynayan bir tür olan aksiyon oyunları ve aksiyon macera oyunlarından unsurları içermektedir. İlk eylem rol oynama oyunları Nihon Falcom tarafından 1980′lerde, Dragon Slayer serisi ve Ys serisi gibi üretildi. Ömek oyunlar: Ultima, EverQuest, Diablo, Wizards and Warriors gibi oyunlar gösterilebilir.

    Simülasyon Oyunları: Simülasyonlar gerçeğine yakın ve benzer ortamlar sunar, kullanıcının/ oyuncunun oyuna daha fazla dahil olmasını sağlar. Yaşam simülasyon oyunları (veya Yapay Yaşam Games) yaşayan içeren veya bir veya daha fazla yapay hayatını kontrolüdür. Bir yaşam simülasyon oyunu bireylerin ve ilişkilerin etrafında olabilir, veya bir ekosistemin bir simülasyon olabilir. Bir aracı kullanmak. Uçurmak. ya da dünyalar kurmakla alakalı oyunlardır. Örnek oyunlar: Sim City. The Sims, Flight Simulators gibi oyunlar verilebilir.

    Spor Oyunları: Bu tür oyunlar daha çok bir spor alanından taklit ederek hazırlanmış bir platformdur. Bu tür oyunlarda spor türüne göre dallanma meydana gelmiştir.
    Spor oyunları geleneksel fiziksel spor oynarken taklit edilir. Bu tür oyunlar daha çok klavye yetenek gerektiren oyunlardır. Örnek oyunlar: FIFA, NBA, Skating. Tennis, Baseball. Golf, Skiing oyunları gibi oyunlar gösterilebilir.

    Strateji Oyunları: Strateji oyunları oyun dikkatli ve becerili düşünme ve planlama amacıyla zafere ulaşmak için gerektiren odaklanır. Strateji oyunları genellikle üzerinde olup oyun sizde veya gerçek zamanlı ve tabanlı olup oyunun odak strateji ve askeri taktikler üzerinde bağlı olarak dört arketipik formları alır. Bu türün en iyi bilinen örneği Civilization serisidir. Strateji oyunları büyük bir şeylerin sorumluluğunu almak (örneğin bir ordu, ya da bir uygarlık) ve onu istediğiniz şekilde geliştirmekle ilgili oyunlardir. Örnek oyunlar: Civilization, Roller Coaster Tycoon. Age of Empires, Dune 2, Tycoon Serisi, Warcraft, Starcraft, v.b. örnekleri verilebilir.

    (Ahmet KAÇAN)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: